Bugün günlerden Güneyli 'ye el sallarken :)


Biz çoktan dönüş yoluna geçtik bile ama Güneyli fotoğrafının altına bir kaç satır yazmak istiyorum...
Saroz körfezi "kendi kendini temizleyebilen deniz"dir ve pırıl pırıl berrak harika bir denizle karşılaşıyoruz bu ikinci gidişimizde de...Ama suyu çivvvviiiiii.. Bozcaada'dan soğuk... Nefes kesiyor. Asla bana göre değil. 
Tabii ki grubu bozmuyorum :)
Elverdilerle her yaz bir hafta sonu biryerlere gitmeyi seviyorum :) Akşamdan ertesi gün gidilecek olan tatili düşünerek uyumayı, sabah saati 5e kurup kalkmayıı ve yola koyulmayı seviyorum:)
Ve bu sefer birşeyi daha anladım. Ben şehirden çıkmadan doğayı hissedemez , en fenası mevsimlerin geçişini anlayamaz olmuşum meğer. 
Ne kadar betonun içinde yaşadığımızı, etrafımızdaki iki ağaca, otobanların kenarındaki yeşillendirilmiş , peyzajı yapılmış ve çok düzenli sulanmış bölgelere kanarak unutuyoruz maalesef...
Doğanın her mevsim değişen renklerini çok az görüyoruz şehrin içinde.
Tamam ağaçlar sararıyor, yapraklar dökülüyor ya da yeşilleniyor, tomurcuklanıyor.
Ama ağaçların gövdeleri bile betonun içinden çıkıyor sanki...
Benim gözüm yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi boş bomboş toprakları bile arıyor...
Bu anlamda atlayıp arabaya gitmelik...
3 - 4 saatte varıyorsunuz trafiğin durumuna göre. 
Ama özellikle dönüşte ciddi trafik var o yolda.
Biz giderken sabah 6da çıktık kahvaltıya oradaydık.
Dönüşte 13:00 da yola çıktık ama akşamı buldu İstanbul'a varmamız. Dikkatinize:)


Yorumlar